BU SAYFAMDA 
DAKİKA 
SANİYE MİSAFİR OLDUNUZ:))
HAYATINIZ BOYUNCA ISLAMA NE KADAR YARDIM ETTINIZ...
HAYATINIZ BOYUNCA İSLAMA NE KADAR HİZMET ETTİNİZ? Efendimiz, bir hadis-i şeriflerinde en doğru yolun Allah'ın ve Resulünün yolu olduğunu belirtmişlerdir: "Muhakkak ki, en güzel söz Allah'ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed'in yoludur." İnsanlara Allah’ın varlığını, kainatı saran yaratış delillerini yani Allah'ın ve Resülünün yolunu anlatmak tüm iman sahiplerinin, Allah’tan korkan tüm Müslümanların en büyük sorumluluklarındandır. İslam ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması için her insan elinden gelenin en fazlasıyla çaba göstermelidir. Öncelikle kendi ahlakını Allah’ın razı olacağı hale getirmeli, daha sonra da en yakın çevresinden başlayarak insanlara Allah’ın sonsuz güç ve kudretini anlatmalıdır. Çünkü Kuran'da müminlerin insanları hayra çağırmak, onlara iyiliği anlatmak ve kötülükten sakındırmakla yükümlü oldukları bildirilmektedir: Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Al-i İmran Suresi, 104) Bu ayetin bir gereği olarak, Müslümanlar hem birbirlerini hem de diğer insanları Allah'ın beğeneceği ahlaka yöneltmeye çalışırlar. Kuran'da müminlere 'sözün en güzelini' söylemeleri emredilmektedir. Bu nedenle iman edenler akıllarını ve vicdanlarını en güzel şekilde kullanarak konuşur, karşılarındaki insanlara en faydalı olacak sözü söylemeye çalışırlar. Bu kimselerin eksik ya da hatalı yönlerinin, Kuran ahlakından uzak kalmış olmalarından, bilgisizlik ya da cahilliklerinden kaynaklanabileceğini bilerek onlara şefkat ve merhamet dolu bir üslupla yaklaşırlar. Kendilerinin de Kuran ahlakını öğrenmeden önce hatalı bir tavır içerisinde olduklarını ve ancak Allah'ın rahmeti sayesinde güzel bir ahlaka erişebildiklerini unutmazlar. Ayrıca din ahlakını anlatırken hiçbir zaman karşı tarafı zorlayıcı bir üslup kullanmazlar. Kuran'ın "Artık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın. Onlara 'zor ve baskı' kullanacak değilsin." (Ğaşiye Suresi, 21-22) ayetleriyle bildirildiği gibi, Müslümanların sorumluluğunun sadece güzel sözle öğüt vermek olduğunu, hidayeti verecek olanın ise Allah olduğunu bilerek konuşurlar. Bir ayette "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et…" (Nahl Suresi, 125) hükmüyle bildirildiği şekilde 'en güzel üslupta' konuşmaya çalışırlar. Bir başka ayette ise "…onlara öğüt ver ve onlara nefislerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle" (Nisa Suresi, 63) şeklinde bildirildiği gibi, Müslümanlar hataya düşen insanların nefislerine yönelik açık ve etkileyici sözler söyleyerek doğrudan karşı tarafın vicdanına hitap ederler. Son derece saygılı ve itidalli bir üslup kullanır, karşı tarafa olumlu ve yapıcı bir bakış açısıyla yaklaşırlar. Bu kimseleri akılcılığa ve samimiyete çekecek konuşmalar yaparlar. İçerisinde bulundukları hatalı durumdan vazgeçmeleri, daha güzel bir tavra yönelmeleri için ahireti, hesap gününü, Allah'ın söylenen her sözü duyduğunu, her tavrı gördüğünü hatırlatarak onları Allah'tan korkup sakınmaya davet ederler. Peygamberimiz (sav)'in bir hadisinde ise iyiliği emredip, kötülükten men etmenin önemi şöyle anlatılmaktadır: Ademoğlunun, iyiliği emretmek veya kötülükten sakındırmak veya Allah Teala Hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir.” (Kütüb-i Sitte, 16. Cilt, s. 381) Siz İslam ahlakını anlatma konusunda samimi bir gayret içerisinde olabilirsiniz, ancak tüm çabanıza rağmen karşı taraf anlatılanları anlamayabilir veya tam olarak kabul etmeyebilir. Bundan dolayı ümitsizliğe ya da üzüntüye kapılmayın. Sizin sorumluluğunuz Allah'ın bir ibadet olarak bildirdiği tebliğ görevini en güzel şekilde yerine getirmektir; verilen öğütlere uyup-uymamanın sorumluluğu ise sadece anlatılan kişinin kendisine aittir. Eğer bu kişi anlatılanları kabul etmiyorsa, bunda bir hayır olduğunu bilmelisiniz. Kuran'da "Gerçek şu ki, sen, sevdiğini hidayete erdiremezsin, ancak Allah, dilediğini hidayete erdirir; O, hidayete erecek olanları daha iyi bilendir." (Kasas Suresi, 56) şeklinde bildirildiği gibi, hidayeti veren Allah'tır. Allah'ın seçtiği üstün kulu Peygamber Efendimiz bu hadis-i şeriflerinde insanların iyi ahlaklı olmasını buyurmuşlardır. İnsanlara iyilikle davranıp, başkalarına da iyiliği emredip, kötülükten men etmek çok önemli bir ibadettir, herkes kendi imkanları ve gücü oranında bu ibadeti yerine getirmekle sorumludur. Kişi hangi imkanlara sahip olursa olsun, hangi şartlar altında bulunursa bulunsun elinden gelenin en fazlasıyla Allah'ın rızası için hareket etmelidir. Vicdanen asla azıyla yetinmemeli, hep gücünün en üst düzeyinde hizmet etmelidir. Nitekim Allah hastalara ya da güçsüzlere sorumluluklarını kolaylaştırmış, ancak onlara dahi “hayra çağırmayı” emretmiştir. Bu durum bir Kuran ayetinde şöyle haber verilir: Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp hayra çağıranlar' oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur. İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Tevbe Suresi, 91) Şu halde imkanı az olsun ya da çok olsun hayra çağırmak her insanın üzerinde bir sorumluluktur. Harun Yahya eserleri İslam ahlakını kutlu Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ve Kuran ayetleri doğrultusunda anlatan, insanları dinsizliğin kabusuna karşı uyaran değerli kaynaklardır. Bu eserleri mümkün olduğunca çok insana ulaştırmak, bu eserlere elden geldiğince destek vermek kişinin “hayra çağırma” ibadetini yapmasına ve yukarıdaki ayetin hükmünü yerine getirmesine Allah’ın izniyle vesile olabilir. Bu nedenle herkes gücü oranında bu çalışmalara destek vermelidir. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır: Bunlar, Allah’a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 114) Allah bir Kuran ayetinde dinine yardım edenlerle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: ... Allah Kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah, güçlü olandır, aziz olandır. (Hac Suresi, 40) Peygamber Efendimiz (sav) de bir hadis-i şerifinde hayırlı iş yapmakla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: Arkadaşların hayırlısı, Allah’ın indinde arkadaşına hayırlı olanıdır. Komşunun hayırlısı ise Allah indinde komşuya hayırlı olanıdır. (Ramuz-el Ehadis, s. 280) Peygamberimiz (sav) bir başka hadisinde ise hayır yapanın karşılığını mutlaka alacağını şöyle bildirmiştir: Kim zerre kadar hayır yaparsa onu görür. Kim de zerre kadar şer yaparsa onu görür. (Ramuz-el Ehadis, s. 237) Şu halde bu eserlerin yayılmasına, okunmasına, daha fazla kişiye ulaştırılmasına vesile olmak, böyle bir hayra aracı olmak kişiye Allah’ın izniyle büyük bir ecir olarak dönecektir. Bu yaptıkları, aynı zamanda kişinin diğer Müslümanlara olan sevgisinin ve merhametinin de bir göstergesidir. Kişi bu yolla, iman sahiplerinin gelişmelerine, Allah'a yakınlaşmalarına vesile olmuş olur. Onların Allah'ı daha çok zikretmelerini, ölümü, ahireti daha çok düşünmelerini, vicdanlarının ve şuurlarının açılmasını, devlete ve millete bağlı bireyler haline gelmelerini sağlayacak faaliyetlerde bulunmuş olur. Müslüman kardeşinin ahiretini düşünüp, korku duyan insan sürekli bu tarz hayırlı çalışmalar yapar. Peygamberimiz bir başka hadisinde müminlerin bu özelliğini şöyle bildirmiştir: Mü’minleri merhamet, muhabbet ve yardımlaşmada tek bir vücud gibi görürsün. Nasıl bir aza rahatsız olunca diğerlerini ateş ve uykusuzluk alırsa, bu da öyledir. (Ramuz-el Ehadis, s. 250) Hayırlara vesile olmanın önemini büyük İslam alimleri de eserlerinde belirtmişlerdir. Örneğin İmam Gazali hayır işlemenin önemini bir eserinde şöyle ifade etmiştir: Ömrün oldukça hayır işlemeyi elinden bırakma.” (İmam Gazali, Hüccet-ül İslam, s. 88) Şu halde kişi büyük küçük demeden gücü yettiğince İslam’a hizmet etmelidir. Bu çok önemli bir sorumluluk ve mühim bir ibadettir. Bu nedenle hikmetleri ve hayırlarıyla dikkat çeken Harun Yahya eserlerini daha çok insana ulaştırmak, bu eserlere katkıda bulunmak ve tüm dünyaya yayılması için yapılacak her türlü hayırlı faaliyet çok önemlidir. Allah bir Kuran ayetinde Kendi rızası için yapılan hayırlı her işin mutlaka bir karşılığı olduğunu şöyle bildirmektedir: ... Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun katındadır. (Al-i İmran Suresi, 195) Kişi hayırdan her ne yaparsa aslında kendi ahireti için yapar. Bunun için attığı her adım, konuştuğu her kelime, sarf ettiği enerji, harcadığı para, verdiği emek sevap olarak yazılacaktır. Her insan bu karşılığa muhtaçtır. Bu nedenle herkesin hayırdan yaptıklarını artırması ve hayırlarda yarışması gerekmektedir. Hayırlarda yarışmak Allah'ın Kuran'da bildirdiği bir emridir: Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. Onlar hayırdan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, muttakileri bilendir. (Al-i İmran Suresi, 114-115) Harun Yahya eserleri insanların hayır işlemelerine vesile olacak çalışmalardır. Bu eserlere sahip olanlar vicdanlı davranarak, imkanları ölçüsünde yapılan çalışmalara destek olmalıdırlar. Bunun pek çok yolu vardır: Peygamberimiz bir hadisinde Allah'ı zikretmenin önemini şöyle bildirmiştir: ... Mü’minin en hayırlı zamanı Allah'ı zikrettiği zamandır. (Ramuz-el Ehadis, s.254) Harun Yahya çalışmalarının en önemli özelliği Allah'ı hatırlatan, içinde çok fazla Kuran ayeti ve Peygamber Efendimiz (sav)’ın hadisleri bulunan, Kuran'ın ruhunu ve mantığını en güzel şekilde yansıtan eserler olmasıdır. Bu nedenle bu eserleri mümkün olduğunca çok okumak, seyretmek ya da dinlemek kişinin hem Allah'a yakınlığını, hem dine bağlılığını, hem de bilgisini artırması açısından önemlidir. Bu eserleri okumak, dinlemek veya seyretmek kişinin Allah'ı çok zikretmesini sağlar. Allah'ı zikretmek ise önemli bir ibadettir. Allah Kuran'da Kendisi’nin zikredilmesini şöyle emretmiştir: Ey iman edenler, Allah’ı çokça zikredin. (Ahzab Suresi, 41) Allah Kuran'da insanları Kuran’ı düşünmeye ve Kuran’dan öğüt almaya çağırmaktadır. Bu eserler bu amaca hizmet etmekte, Allah’ın izniyle insanların Kuran hakkında düşünmelerini ve Kuran’dan öğüt almalarını sağlamaktadır. Konuyla ilgili ayetler şöyledir: Onlar hâlâ Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (Nisa Suresi, 82) Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı? (Kamer Suresi, 17) Harun Yahya eserlerini bu şekilde takip etmek kişinin Allah'ı çok iyi tanımasına, Allah'ın yüceliğini ve büyüklüğünü takdir edebilmesine ve imanının artmasına vesile olur. Çalışmaların bu yönü çok önemlidir. Allah bir Kuran ayetinde “Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Maide Suresi, 35) şeklinde buyurmaktadır. Harun Yahya külliyatı da insanların Allah’a yakınlaşmalarına bir vesile olmayı hedeflemektedir Rabbimiz'in kainatı saran yaratış delilleri üzerinde düşünmek çok önemli bir ibadettir. Allah müminlerin bu özelliğini Kuran'da şöyle bildirir: Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." (Al-i İmran Suresi, 191) Harun Yahya’nın bilimsel ve imani eserleri de insanları gökyüzündeki ve yeryüzündeki yaratılış delilleri üzerinde düşünmeye sevk etmektedir. Bu çalışmalar kişinin ilimce derinleşmesini, bilgisini artırmasını, pek çok konuya hakim olmasını sağlayacak eserlerdir. Tamamen Kuran'a ve bilimsel temellere dayanan bu eserler konularında kaynak olarak görüldüğü için okuyanın ilgili konuda uzmanlaşmasını da sağlar. İlimde derinleşmek ise Müslümanlar için çok önemlidir. Peygamber Efendimiz (sav) aşağıdaki hadislerinde bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: İlme sahip ol. Muhakkak ki ilim, müminin dostu, hilim veziri, akıl rehberi, amel muhafızı, rıfk babası, mülayemet kardeşi, sabır da askerinin kumandanıdır. (Ramuz el Ehadis, 2. cilt, s. 319/6) Ey insanlar! İlim ancak çalışmakla öğrenilir. Fıkıh da öyle, gayretle elde edilir. Kime ki Allah hayır murad ederse onu dininde 'Fakih' kılar. Kulları içinde Allah'dan ancak, alimler haşyet duyarlar." (Ramuz El-Ehadis 1. Cilt, 183/7) İnsanların hayırlısı, onların en güzel okuyanı, Allah'ın indinde en fakih olanı, Allah’tan en çok korkanı, marufu emir, münkeri nehiyde ve akraba yoklamakta en ileri olanıdır. (Ramuz-el Ehadis, s. 280) İnsanların hayatlarının büyük bölümü konuşarak geçer. Fakat bu konuşmaların çok büyük bir bölümü genelde boş ve gereksizdir. Oysa zaman insan için çok değerlidir. Her insanın mutlaka düşünmesi ve hiç aklından çıkarmaması gereken çok önemli konular vardır. Bunları düşünüp, kişilerin birbirlerine bu konuları hatırlatmak yerine gereksiz konularla vakit kaybetmeleri çok büyük bir aldanıştır. Ancak herşeyden önemlisi Allah'ın insanlara boş konuşmalardan yüz çevirmeyi emretmesidir. Bu gerçek bir Kuran ayetinde şöyle bildirilir: Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir. (Furkan Suresi, 72) Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir. (Müminun Suresi, 3) Görüldüğü gibi Allah Müslümanları boş ve gereksiz sözleri konuşmaktan men etmektedir. Bunu yapabilmenin en iyi yolu sürekli olarak Allah'ı anmak, Kuran ayetlerini zikretmek ve hayır konuşmaktır. Dolayısıyla öğrendiklerinizi anlatmak çok hayırlı bir faaliyet olacaktır. Allah'ı anmanın çok önemli bir ibadet olduğu bir Kuran ayetinde şöyle haber verilir: ...Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir. (Ankebut Suresi, 45) İslam ahlakını anlatan, din ahlakından uzak toplumların yaşadıkları sıkıntıları örneklendiren çalışmaları okuyup ya da izleyip, anlatan kişi anlattığı güzel ahlak kaidelerine riayet etmek isteyecek, eserlerde anlatılan hatalardan, ibret olarak verilen örneklerden şiddetle kaçınacaktır. Güzel ahlakı anlatmak, bu konudan bahsetmek kişinin vicdanına etki eder. Dolayısıyla okuyan kişi için de anlatan ve dinleyen kişi için de çok büyük hayırlara vesile olur. Kişi faydalı bir birey haline gelecek, ailenin önemine, milletin ve devletin bütünlüğüne önem verecektir. Allah bir Kuran ayetinde vicdanlı davranmak konusunda şöyle buyurur: Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız? (Bakara Suresi, 44) Bir diğer Kuran ayetinde ise Rabbimiz şu şekilde buyurmaktadır: Evlerinizde okunmakta olan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, latiftir, haberdar olandır. (Ahzab Suresi, 34) EĞER YABANCI DİL BİLİYORSANIZ YAPACAĞINIZ ÇOK ŞEY VAR… İnanç sahibi insanlar arasında birlik ve beraberliğin önemini, güzel ahlakı, Kuran mucizelerini, canlılardaki yaratılış hikmetlerini anlatan Harun Yahya eserleri ülkemizde olduğu kadar dünya genelinde de çok büyük ilgi görmektedir. Bu eserlerin büyük bir bölümü 40 kadar yabancı dile çevrilmiştir ve farklı kitapların çevirileri hala devam etmektedir. Ne kadar çok sayıda kitap, ne kadar çok dile ve ne kadar kısa zamanda çevrilirse dünyanın dört bir yanındaki insanlara ulaşmak da o kadar kolay olacaktır. Siz de eğer yabancı bir dil biliyorsanız, yapabileceğiniz çok şey var: - Harun Yahya’nın eserlerinin başka dillere çevrilmelerinde yardımcı olabilir, bunun için sitemizle bağlantı kurabilirsiniz. - Kitapların çevirisini yapmak için mutlaka İngilizce, Fransızca, Almanca gibi çok yaygın diller bilmenize gerek yok. Az sayıda kişi tarafından konuşulan, çok yaygın olmayan ve Latin alfabesi kullanılmayan dillerde de çeviri yapabilirsiniz. - Eğer tek bir kitabı çevirmek için vaktiniz olmadığını düşünüyorsanız, yazarın makelelerinin, belgesel filmlerinin, sesli anlatımlarının, internet sitelerinin çevirilerini yapabilirsiniz. Ya da kitaplardan bölümleri çevirip makale haline getirebilirsiniz. Bir diğer seçenek olarak da 4-5 arkadaşınızla biraraya gelip, onlarla birlikte bir kitap çevirebilirsiniz. Eğer kendiniz bir dil bilmiyorsanız, yakınlarınızdan, tanıdıklarınızdan çevirmenler bulabilir, bu kişilerin sitemiz ile bağlantıya geçmelerini sağlayabilirsiniz. www.harunyahya.com sitesinden çok farklı dillerdeki sitelere geçişler bulunmaktadır. Bu sitelerde Harun Yahya’nın farklı dillerdeki eserlerinin ve makalelerinin çevirileri bulunmaktadır. Siz de bildiğiniz dili kullanarak bu siteleri okuyup, inceleyerek hataları, eksiklikleri tespit edebilir, daha sonra da düzeltilmesi için sitemize e-mail ile ulaştırabilirsiniz. - Yabancı dillere çevrilmiş eserlerin yurtdışında basımını ve dağıtımını yapabilecek kişi ve kuruluşlar bulunmasında yardımcı olabilirsiniz. - Eğer yabancı ülkelerde tanıdıklarınız varsa ya da ülkemizde yaşayan yabancılarla bağlantı içindeyseniz, çevirisi bitmiş kitaplar için gönüllü editörler bulunmasında yardımcı olabilirsiniz. DÜNYA MÜSLÜMANLARININ ACILARINA SON VERMEK HERKEZİN SORUNU… İslam'a hizmet etmenin, İslam ahlakını insanlar arasında yaygınlaştırmanın neden bu kadar acil olduğunu anlayabilmek için dünya üzerindeki Müslümanlar üzerinde birkaç dakika düşünmek yeterlidir. Günümüzde tüm dünya insanlarının ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Müslümanların durumuna baktığımızda, müminlerin bu ahlakı güçlerinin yettiğinin en fazlasıyla yaşamasının önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Hemen her gün gazetelerde ve televizyonlarda, dünyanın dört bir yanında Kuran ahlakının yaşanmamasından kaynaklanan karışıklıklara, yapılan zulümlerden dolayı dayanılması güç zorluklar yaşayan insanların hayatlarına şahit oluruz. Filistin'de, Endonezya'da, Doğu Türkistan’da, Çeçenistan'da veya dünyanın herhangi başka bir yerinde bir avuç toprak için yerlerde sürüklenen, çocuklarının gözü önünde tekmelenen insanlar, ellerinde taşlarla kendilerini savunmaya çalışan küçük çocuklar her insanın bildiği görüntülerdir. Halen dünyanın dört bir yanında savaşlar, iç karışıklıklar devam etmektedir. Bu savaşlarda Bosna-Hersek'te, Kosova’da Cezayir'de, Tunus'ta, Eritre'de, Mısır'da, Afganistan'da, Keşmir'de, Ruanda’da, Doğu Türkistan'da, Çeçenistan'da, Vietnam’da, Tayland'da, Filipinler'de, Burma'da ya da Sudan'da yüz binlerce silahsız insan hayatını kaybetmiş, kadınlar tecavüze uğramış, işkence görmüş, milyonlarcası evlerinden yurtlarından çıkarılmış, sakat kalmış, yakınlarını kaybetmiştir. Masum çocuklar kurşunlara hedef olmuş, bebekler kundaklarında katledilmiş, kaçmaya çalışan insanlar mayınlara basarak sakat kalmışlardır. İnsanlar eşi benzeri görülmemiş bir vahşete tabi tutulmuş, zulme uğratılmış, hayatlarını devam ettirebilmek insanlık dışı esir kamplarında yaşam mücadelesi vermişlerdir. Halen de daha pek çok yerde tüm bu zulümler sürgelmektedir. Kadınlar, çocuklar zulme uğratılmaya, eziyet görmeye devam etmektedir. Müslüman topluluklar birer birer bağımsızlıklarını yitirmekte, kendilerine yardım eli uzatacak vicdan sahibi insanların yardım etmesini beklemekte ama seslerini duyuramamaktadırlar. Müslümanların zulüm gördükleri ülkelerden yalnızca birkaçında yaşananlara kısaca bir göz atıldığında dahi bu konunun önemi çok daha iyi anlaşılabilecektir. Allah bir ayetinde şu şekilde buyurmaktadır: Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına çaba göstermiyorsunuz? (Nisa Suresi, 75) Zulüm gören, işkenceyle öldürülen insanlar, masum bebekler, bir ekmek alacak parası dahi olmayanlar, soğuk havada, bezden çadırlarda neredeyse sokakta yatanlar, hastalıklarını tedavi ettirecek para bulamayanlar veya ihtiyar ve güçsüz olmalarına rağmen hastane kapılarında saatlerce hatta günlerce tedavi sırası bekleyenler, sadece belli bir kabileye mensup oldukları için katledilenler, dinlerinden dolayı evlerinden, yurtlarından çıkartılan kadınlar, çocuklar ve yaşlılar, bir tarafta ardı arkası gelmeyen israf, diğer tarafta ise açlıktan ve bakımsızlıktan yok olan, ölüme terk edilen zavallı insanlar, sokağa atılan, kendi başının çaresine bakamayacak kadar küçük ve savunmasız çocuklar, ailesini geçindirebilmek için küçük yaşta okula gitmeyip, oyun oynamayıp çalışan veya dilenen çocuklar, her an hasımları tarafından öldürülme korkusuyla yaşayan insanlar… Burada sayılan insanların varlığından herkes haberdardır. Hemen her gün, gazetelerde, televizyonlarda bu çaresiz, zavallı, kimsesiz ve muhtaç insanların görüntülerine rastlamak mümkündür. Pek çok kimse bu insanların içinde bulundukları durumu görür, onlara acır. Ancak bir süre sonra konuştuğu konuyu ya da seyrettiği kanalı değiştirince veya okuduğu gazetenin sayfalarını çevirince bu insanların varlığını unutur. Çoğu kişi bu insanları bulundukları durumdan kurtarmak için bir çaba harcaması gerektiğini düşünmez. Ve "dünyada o kadar zengin ve güç sahibi insan varken o insanları kurtarmak bana mı kaldı" diyerek sorumluluğu başkalarının üzerine atar. Oysa bu insanları kurtarmak, tüm dünyanın adalet, huzur, güven ve zenginlik içinde yaşanan, refah dolu bir yer olmasını sağlamak için zenginlik ve güç tek başına yeterli değildir. Örneğin dünyada çok sayıda zengin ve gelişmiş ülke olmasına rağmen Etiyopya'da hala insanlar açlıktan ölmektedirler. Onca gelişmiş teknolojiye ve dünyanın zengin kaynaklarına rağmen insanların bir tabak yemeğe muhtaç olmaları, zenginliğin ve gücün tek başına yeterli olmadığının en açık göstergelerindendir. Zenginliğin ve gücün, bu zavallı ve muhtaç insanların yararına kullanılması için öncelikle insanların vicdan sahibi olmaları gerekir. Vicdan sahibi olmanın yegane yolu ise imandır. Ancak imanlı insanlar, sürekli olarak vicdanlarını kullanarak hareket ederler. Sonuç olarak, dünyadaki adaletsizliğin, kargaşanın, terörün, katliamların, açlığın, sefaletin ve zulmün tek bir çözümü vardır: Kuran Ahlakı. Dünyada var olan sorunlara genel olarak bakıldığında, tüm bu olaylara sevgisizlik, nefret, kin, düşmanlık, çıkarcılık, bencillik, umursamazlık, acımasızlık gibi duyguların ve akılsızlığın neden olduğu görülecektir. Bu olayları çözmenin ve tamamen ortadan kaldırmanın yolları ise sevgi, şefkat, merhamet, acıma, karşılık beklemeden hizmet etme şevki, duyarlı olma, fedakarlık, dostluk, hoşgörü, sağduyu ve akıldır. Bu özellikler ise ancak Kuran ahlakını eksiksiz olarak yaşayan insanlara aittir. Allah ayetlerinde Kuran'ın insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarma özelliğini şöyle bildirir: … Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi. Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. (Maide Suresi, 15-16) Allah bir başka ayetinde ise Kuran'a uyulmadığında yeryüzünde var olan her şeyin bozulmaya uğrayacağını haber verir: Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) bozulmaya uğrardı. Hayır, Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar. (Müminun Suresi, 71) Şu anda, siz bu yazıyı okurken de, milyonlarca zavallı insan ya eziyet görüyor, ya açlıktan ya da soğuktan ölmemek için dayanmaya çalışıyor. Veya evinden, ailesinden ve çocuklarından koparılıyor, yurdundan sürülüyor. Bu nedenle vicdan sahibi insanlar tüm bunları düşünmeli, tüm bu acılar, felaketler, sıkıntı ve zorluklar kendilerine ve sevdiklerine dokunmuşcasına duyarlı davranmalıdırlar. Ve yardım isteyen insanlara maddi manevi her yönde yardımcı olabilmenin yollarını aramalıdırlar. Allah iman eden, vicdan ve sağduyu sahibi insanların bu sorumluluğu üzerlerine almalarını bir ayetinde şöyle emretmektedir: Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75) Günümüzde bu hizmetin nasıl yapılacağı ise, Kuran ayetleri gözönüne alındığında açıkça ortaya çıkmaktadır. Yapılması gereken en önemli şey, Kuran ahlakının dinsizliğin karşısında üstün gelmesi için, Müslümanların fikri alanda mücadele etmeleridir. Bu siteyi hazırlamamızdaki amaç da söz konusu fikri mücadele için tüm Müslümanlara yol göstermektir. Zira zayıf bırakılan, çaresiz, kimsesiz ve korunmaya muhtaç insanların tek kurtuluşu, Kuran ahlakının tüm dünya insanları arasında yayılıp yaşanmasıdır. Öyle ise tüm insanlara Kuran ahlakını anlatmak, dini tebliğ etmek her Müslüman için çok önemli ve aciliyetli bir ibadettir. Vicdanlarını kullanmayanlar, yetimlere, yoksullara, zavallı masumlara karşı duyarsız ve umursuz davrananlar, dünya hayatında kendilerine verilen malları boşa harcayanlar, zulüm gören kadınları, çocukları, yaşlıları ilgisizce seyredenler, her türlü ahlaksızlığın ve çirkinliğin yeryüzünde yaygınlaşmasından hoşnutluk duyanlar ve bu bakış açısını teşvik eden insanlar ahirette bunların hesabını mutlaka vereceklerdir: Dini yalanlayanı gördün mü? İşte yetimi itip-kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur. İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar, onlar gösteriş yapmaktadırlar, ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.(Ma'un Suresi, 1-7) SİZDE ÇEVRENİZE İSLAM AHLAKINI YAYABİLİRSİNİZ…. İslam ahlakını anlatmaya kendi çevrenizden başlayın... İnsanın hiç tanımadığı, ahlakını ve hayata bakış açısını bilmediği bir kişiyi din ahlakına davet etmesi bilgi, tecrübe ve zaman gerektirir. Bu nedenle İslam ahlakını anlatmaya öncelikle tanıdığınız, kolaylıkla iletişim kurabileceğiniz kişilerden başlayabilirsiniz. Bu, size vakit kazandıracak, tecrübe kazanmanızı ve eksikliklerinizi görmenizi sağlayacaktır. Harun Yahya kitaplarından öğrendiklerinizi öncelikle ailenizle, yakın arkadaşlarınızla, kendinizi yakın hissettiğiniz dostlarınızla paylaşabilirsiniz. Onlara birlik, beraberliğin önemini, devlete bağlılığın gerekliliğini, Allah’ın yaratış delillerini, sonsuz güç ve kudretini, İslam ahlakını ve Peygamber Efendimiz (sav)’in hayatını anlatabilirsiniz. Bu güzel ibadeti yerine getirirken Peygamber Efendimiz (sav)’in şu kıymetli sözünü hiç unutmayın: “Allah’ın evlerinden birinde toplanıp Allah’ın kitabını okuyan ve onu aralarında öğrenip öğreten bir gruba mutlaka sekinet iner. Kendilerini rahmet kaplar, melekler çevreler ve Allah (c.c.) onları Kendi yanındakiler arasında zikreder” Yukarıdaki hadiste de bildirildiği gibi Kuran ayetlerini öğrenmek ve insanlara öğretmek Allah Katında çok kıymetlidir. Bunun için vaktiniz olmadığını düşünmeyin. Eğer gün içinde vaktinizi iyi değerlendirirseniz, her insanın İslam ahlakını anlatmak için yapabileceği birçok şey olduğunu göreceksiniz. Aşağıda, sizin de uygulayabileceğiniz birçok fikir yer almaktadır. Her gün bu fikirlerden bir ya da birkaç tanesini yapmaya çalışabilirsiniz. Birkaç ay sonunda vaktinizi hayırlı bir amaçla geçirdiğinizi daha iyi anlayacaksınız: - Bir misafiriniz geldiğinde boş ve amaçsız konuşmalara dalmaktansa Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiği güzel ahlak, kardeşlik gibi konular üzerine konuşabilirsiniz. Birlikte Kuran ayetlerini, peygamberlerin hayatlarının anlatıldığı kıssaları okuyabilirsiniz. Harun Yahya'nın imani, bilimsel ya da siyasi kitaplarından da hep birlikte okuyabilir, kitaplardan öğrendiklerinizi kısaca da olsa birbirinize anlatabilirsiniz. - Yolculuklarınızda veya yolda yürürken yaptığınız sohbetlerde Harun Yahya’nın kitaplarından konular seçerek gündemler oluşturabilirsiniz. Bunun için özel zaman ayırmanız gerekmeyecek, zaten sohbet ederek geçireceğiniz bir vakti, hikmetli bir şekilde değerlendirmiş olacaksınız. - Sürekli alışveriş yaptığınız ya da yolunuzun üzerindeki DVD, VHS, VCD ya da ses kasedi satan mağazalara Harun Yahya’nın çalışmalarının konulmasını teklif edebilirsiniz. Eğer bu yerlerde gün boyu yayın yapan bir televizyon ya da müzik sistemi varsa, bu televizyonda Harun Yahya’nın eserlerinden hazırlanan belgesellerin gösterilmesini ya da ses kasetlerinin dinletilmesini teklif edebilirsiniz. Olumlu yaklaşımda bulunan mağazaları sitemize bildirebilirsiniz. - Kendi semtinizdeki kitabevlerinde Harun Yahya eserlerinin bulunması için kitabevi yetkililerine teklifte bulunabilirsiniz. - Mercek, Araştırma ve Düşünen Çocuk gibi güzel ahlakı, birlik-beraberliği anlatan ufuk açıcı dergileri takip edebilir ve çevrenizdekileri de bu dergileri almaları ve abone olmaları yönünde teşvik edebilirsiniz. - Mercek ve Düşünen Çocuk dergileriyle birlikte verilen belgesel filmleri arkadaşlarınızla, ailenizle seyredebilir, çevrenizdekilere anlatabilirsiniz. - Yaşadığınız bölgedeki yaşlılar bakım evlerinin, çocuk esirgeme kurumlarının adreslerini öğrenip, oralara kitap, belgesel film, ses kasedi hediye edebilirsiniz. - Çocuk kitapları alıp, çocuk kreşlerine, anaokullarına hediye edebilirsiniz. Yine belli bir vaktinizi ayırıp, oradaki çocuklara gönüllü olarak kitapları okuyup, İslam ahlakını öğrenmelerine katkıda bulunabilirsiniz. - Ulusal veya yerel basında Harun Yahya’nın makalelerinin yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için sitemizle bağlantı kurup yazı ve makaleler temin edebilirsiniz. - Yurtdışında yaşayan bir akrabanız varsa, ondan yaşadığı şehirdeki kütüphane, yayınevi gibi yerlerin isimlerini öğrenmesini isteyebilirsiniz. Daha sonra buraları sitemize bildirebilirsiniz. - Oturduğunuz semtte Kuran Mucizeleri, Evrenin Yaratılışı veya Yaratılış Gerçeği konulu konferanslardan birinin yapılmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için ya sizin veya tanıdığınız bir kuruluşun organizasyon yapması ve yayınevi ile bağlantıya geçmeniz yeterlidir. Bu yolla da insanların Allah’ın yaratış delillerini öğrenmelerine vesile olabilirsiniz. - Harun Yahya’nın devlete ve millete olan bağlılığını örnek alıp, lider bir Türkiye oluşması için siz de aynı ahlakı göstererek, elinizden geleni yapabilirsiniz. HER MESLEK SAHİBİ KENDİ İMKANLARI DOĞRULTUSUNDA İSLAMA YARDIM EDEBİLİR… Bu sitenin hazırlanmasının amaçlarından biri “İslam’a hizmet” etme isteği duyan, ancak bunu ne şekilde yapabileceğini bilmeyen insanlara yol göstermektir. Eğer kişi -kısıtlı da olsa- sahip olduğu imkanlar üzerinde biraz düşünürse İslam dinine hizmet için önünde çok fazla yol olduğunu görecektir. Her insanın aile çevresi içinde, dostlarının arasında, işinde, okulunda yapabileceği çok şey vardır. Bu bölümde çeşitli meslek sahiplerinin İslam ahlakını yaymak için yapabilecekleri bazı hizmetler maddeler halinde yer almaktadır. Bunlar ilk anda akla gelen hizmet yollarıdır. Tabi ki siz bunların dışında daha pek çok yol bulabilir, Kuran ahlakını, Peygamber efendimiz (sav)’in sünnetini insanlara anlatmak için yeni fikirler üretebilirsiniz. Daha sonra da bu fikirlerinizi sitemize yazarak diğer okurlarla paylaşabilirsiniz. Öncelikle vurgulanması gereken şey her iman sahibi kişinin Allah’ın varlığını, İslam ahlakını insanlara anlatmakla sorumlu olduğudur. Bu nedenle çalıştığınız yerde iş arkadaşlarınıza ya da diğer tanıdıklarınıza İslam ahlakını anlatmakla bu önemli sorumluluğu yerine getirmeye başlayabilirsiniz. Bunun için öncelikle kendinizi geliştirmeniz gerekir. Kuran ayetlerini, peygamberlerin hayatlarının anlatıldığı kıssaları ve Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetini çok iyi öğrenmeniz, size İslam ahlakını anlatırken çok büyük bir rehber olacaktır. Ayrıca Allah'ın yaratma sanatının delillerini, Kuran mucizelerini, dünya üzerindeki sorunların tek çözümünün Kuran ahlakının yaşanması olduğunu, evrim teorisinin aldatmacalarını anlatan Harun Yahya kitapları size bu konuda çok değerli bir yol gösterici olacaktır. Çok sade bir anlatımla, yediden yetmişe her insanın anlayabileceği bir dille yazılmış olan bu kitaplardan İslam dini hakkında bilmediğiniz her konuyu öğrenebilirsiniz. Yapabileceğiniz diğer faaliyetler ise şunlar olabilir: İşyerinizde yapabileceğiniz çok şey var; - İşyerinizde yemek aralarındaki sohbetlerde boş ve gereksiz konuşmalar yerine İslam ahlakı, Kuran mucizeleri, iman hakikatleri, evrim teorisinin çöküşü gibi konular anlatabilirsiniz. - İşe gidiş ve dönüşler sırasında servislerde geçirilen uzun vakitlerde İslam ahlakını ve yaratılış delillerini temel alan ses kasetleri dinlenmesini teşvik edebilir, Harun Yahya’nın bu konulardaki kitaplarından ilgi çekici konuları anlatabilirsiniz. - Şirket sahibiyseniz, şirketinizde Harun Yahya kitaplarından oluşan bir kütüphane yapıp, çalışanlarınızın bunu serbestçe kullanmalarını sağlayabilirsiniz. - İşyerinizde bir bekleme salonu ya da kafeterya varsa buraya Harun Yahya kitaplarını, Araştırma ya da Mercek gibi dergileri koyabilirsiniz. Eğer burada bir televizyon varsa belgesel yayınlayabilirsiniz. Böylece insanların bekleme vakitlerini en verimli şekilde değerlendirmelerini sağlayabilirsiniz. Televizyon ya da radyo programı hazırlıyorsanız, gazete ya da dergide yazıyorsanız; - Çeşitli yarışmalar düzenleyip kazananlara Harun Yahya kitaplarından hediye edebilirsiniz. Bu yarışmalarda soruları Harun Yahya külliyatından hazırlayabilirsiniz. - Kampanyalarla Harun Yahya kitaplarının okunmasını teşvik edebilirsiniz. - Programlarınızda Harun Yahya’nın çeşitli eserlerinde yer alan kısa iman hakikatlerinden, yaratılış delillerinden anlatabilirsiniz. - İslam ahlakını, Allah'ın yaratma sanatını, dinsizliğin zararlarını anlatan kitapları, internet sitelerini tanıtabilirsiniz. - Yazarın kitaplarından çeşitli iman hakikatleri, güzel ahlak örnekleri yazabilirsiniz. Eğer bir internet cafeniz varsa; - Bilgisayarların açılış sayfalarını www.harunyahya.org sitesine ya da Harun Yahya’nın eserleri temel alınarak hazırlanan sitelere yönlendirebilirsiniz. - Harun Yahya'nın eserlerinden hazırlanmış olan internet sitelerini tanıtan afişleri müşterilerin kolaylıkla görebilecekleri yerlere yerleştirebilirsiniz. - Bilgisayarlarda Harun Yahya'nın eserlerini tanıtan sitelerin isimlerinin yer aldığı masa üstü resimlerini ya da ekran koruyucuları kullanabilirsiniz. Eğer DVD, ses kasedi, VCD, VHS kaset satan bir mağazanız varsa; - Kendi mağazanızda hemen görülebilecek bir yere Harun Yahya eserlerinden oluşan DVD, Video kaset, VCD ya da ses kasetlerinden oluşan bir stand koyabilirsiniz. - Eğer mağazanızda gün boyu yayın yapan bir televizyon varsa, bu televizyonda Harun Yahya’nın eserlerinden hazırlanan belgesellerin gösterilmesini sağlayabilirsiniz. - Kampanyalar düzenleyip, alışveriş yapan kişilere Harun Yahya eserleri hediye edebilirsiniz. Eğer esnaf iseniz; - Çeşitli kampanyalar düzenleyip, belli bir miktar alışveriş yapan müşterilerinize Harun Yahya kitaplarından, video kasetlerinden, VCD’lerinden hediye edebilirsiniz. - Bakkal, kitabevi sahibiyseniz ya da küçük bir ticarethaneniz varsa bile Harun Yahya kitaplarından alıp, kar gütmeden bunları taksitle satabilirsiniz. Bunu da kampanyalarla müşterilerinize duyurabilirsiniz. - Dükkanınızın kapısına asacağınız bir posterle insanların Harun Yahya sitelerini tanımasını sağlayabilirsiniz. - Eğer bir berber dükkanınız varsa, müşterilerinizin Harun Yahya kitap ya da dergilerini okumalarını sağlayabilirsiniz. - Harun Yahya kitaplarının pdf ve word metinlerini internetten indirip, çoğaltıp, arkadaşlarınıza, iş çevrenize, aile bireylerinize dağıtabilirsiniz. Taksi şöförü iseniz; - Araçlarınızda güzel ahlakı anlatan kitapların, dergilerin ya da internet sitelerini tanıtan broşürlerin bulunmasını sağlayabilirsiniz. - Çeşitli ses kasetleri dinleyerek kendinizi İslam ahlakı ve iman hakikatleri konusunda geliştirebilirsiniz. Bu öğrendiklerinizi insanlarla paylaşabilirsiniz. Doktorsanız; - Branşınızla ilgili Harun Yahya eserlerini dikkatle okuyup, daha sonra hastalarınıza vücutlarındaki kusursuz sistemlerin yaratılış hikmetlerini anlatabilirsiniz. - İnsan Vücudu, İnsanın Yaratılış Mucizesi, DNA Mucizesi, Hormon Mucizesi, Göz Mucizesi gibi kitapları muayenehanenizde bulundurup, bekleme odasındaki hastalarınızın kitap ya da dergilerden faydalanmalarını sağlayabilirsiniz. - Bekleme odanızda televizyon ve video varsa, hastalarınıza belgesel izletebilirsiniz. Videonuz yoksa belgesel yayınlayan TV kanallarının açık olmasını sağlayabilirsiniz. Eğer bir matbaanız varsa; - Harun Yahya eserlerinin, broşürlerin ve tanıtım afişlerinin çoğaltılmasında yardımcı olabilir, bunun için sitemizle bağlantı kurabilirsiniz. - Yayınevi yetkililerine kitaplarda kullanmak üzere farklı baskı yöntemleri, kağıtlar, teknikler önerebilirsiniz. EVDE YADA OKULDA İSLAMA YARDIM İÇİN PEK ÇOK ŞEY YAPABİLİRSİNİZ… İslam ahlakının yaşanması için hizmet eden kitapların daha fazla insan tarafından okunmasına yardımcı olmak için çok uzun zaman harcamanıza, çok büyük fedakarlıklarda bulunmanıza gerek yok. Evinizde, okulunuzda, arkadaşlarınızla otururken ya da ders çalışırken de yapabileceğiniz çok fazla şey var. Gün içinde birkaç dakika ayırarak birçok insanın İslam ahlakı hakkında bilgi sahibi olmalarına vesile olabilirsiniz: - Eğer öğrenci iseniz; - Okul servislerinde vaktin daha iyi geçmesi için İslam ahlakının ya da Kuran mucizelerinin anlatıldığı ses kasetlerinin dinlenilmesini teşvik edebilirsiniz. Ya da siz çevrenizdeki kişilerin dikkatini çekecek iman hakikatlerini okuyup, ertesi gün servisinizde anlatabilirsiniz. - Konusu sizin isteğinize bırakılan ödevlerde Harun Yahya eserlerinden bilimsel ödevler hazırlayabilir, böylece yararlı bir çalışma yapabilirsiniz. - Boş vakitlerinizde evinizde arkadaşlarınızı toplayıp, Harun Yahya’nın eserlerinden hazırlanan belgeselleri izleyebilirsiniz. - Tenefüs aralarında arkadaşlarınıza Harun Yahya kitaplarından öğrendiğiniz iman hakikatlerini anlatabilirsiniz. Hatta bunu sürekli bir uygulama haline getirebilirsiniz. Herkes evinde 5 iman hakikati öğrenir, ertesi gün gelip birbirine anlatır. Bu şekilde 5 kişi birbirine anlatsa, herkes günde 25 tane iman hakikati öğrenir. Böylece kısa sürede kendinizi çok geliştirebilir, İslam ahlakını anlatırken faydalanabileceğiniz çok güzel bir bilgi dağarcığı oluşturabilirsiniz. - İslam dinine daha iyi hizmet edebilmek için kendinizi her yönden sürekli geliştirebilirsiniz. Kitap okuyup, bilgisayar kullanmayı, internette araştırma yapmayı, internet sitesi hazırlamayı öğrenebilirsiniz. Yabancı dilinizi geliştirip, kültürünüzü sürekli artırabilirsiniz. Böylece İslam dininin yaygınlaşması için çok değerli çalışmalar yapabilirsiniz. - Arkadaşlarınıza okuduğunuz bir Harun Yahya kitabını hediye edebilir, ancak okuduktan sonra mutlaka başka bir kişiye daha vermesini tembihleyebilirsiniz. - Okulda duvar panosu-gazetesi hazırlayabilir, bu panoya her hafta yeni düşündürücü iman hakikatleri, Kuran mucizeleri, güzel ahlak örnekleri yazabilirsiniz. - Tüm arkadaşlarınıza Harun Yahya'nın eserlerinden hazırlanan internet sitelerini tavsiye edebilir, bu sitelere üye olunmasını teşvik edebilirsiniz. Ev hanımı iseniz; - Komşularınızı ve arkadaşlarınızı sohbet etmek için eve çağırdığınızda belgesel izlettirebilir, İslam ahlakını ya da Allah'ın yaratma sanatını anlatan kitaplardan öğrendiklerinizi onlara anlatabilirsiniz. - Çocuklarınıza İslam ahlakını, Allah’ın evrendeki yaratış delillerini Harun Yahya’nın çocuklar için hazırlanmış eserlerinden faydalanarak anlatabilirsiniz. Onlara Harun Yahya belgesellerini izlettirebilir, çocuk kitapları ile öğrenirken aynı zamanda eğlenmelerini de sağlayabilirsiniz. Çocukların bu ahlakla yetiştirilmeleri, onların ilerleyen yaşlarında milli ve manevi değerlerine bağlı, hayırlı kimseler olmalarına vesile olabilir. - Eğer çocuklarınızın yaşları küçük ise çocuk kitaplarından alıp onlara geceleri uykudan önce birkaç sayfa okuyabilirsiniz. Onlara uyumadan önce Allah’ı tesbih etmelerini ve O'na dua etmelerini hatırlatıp teşvik edebilirsiniz. - Çocuklarınızı kötü akımlardan ve zararlı gruplardan korumak için onları bilgilendirmelisiniz. Harun Yahya'nın Satanizm Tehlikesi gibi zararlı akımları anlatan eserleri öncelikle okumalarını sağlayarak bu tehlikenin ne olduğunu anlamalarını sağlayabilirsiniz. - Çocuklarınıza ve arkadaşlarına iman hakikatlerini, İslam ahlakını, peygamberlerin hayatlarını anlatan belgeselleri izleyebilecekleri ortamlar hazırlayabilirsiniz. Hafta sonları çay saati yapıp, güzel yiyecekler hazırlayıp, belgeselleri izlettirebilirsiniz. - Evinizde bilgisayar varsa ve internete girme imkanınız varsa, evinize gelenlere İslam ahlakının, Kuran mucizelerinin ve Allah’ın yaratış delillerinin anlatıldığı internet sitelerini, kitapları vs gösterebilirsiniz. - Tanıdığınız yaşlı kimselere, onlarla yaşayan anneanne, babaanne veya dedelere İslam ahlakını anlatan ses kasetlerini dinleyecekleri ortamlar oluşturabilirsiniz. - Evinizde bir kütüphane oluşturup, Harun Yahya külliyatını sergileyebilir, misafirlerinize kitapları gösterip incelemelerini sağlayabilirsiniz. - Yakınınızdaki okulların kütüphanelerine okuduğunuz kitapları ve belgeselleri hediye edebilirsiniz. - Yakınınızdaki yaşlılar yurduna, çocuk esirgeme kurumlarına gidip kitap okuyabilir, film izlettirebilirsiniz. Birkaç saatinizi böyle bir hizmete ayırarak onlarca insanı Allah’ı düşünmeye teşvik edebilirsiniz. - Evde israf olmamasına dikkat edip, paranın boşa harcanmamasını sağlayabilirsiniz. Gereksiz harcamalardan kaçınırsınız, tasarrufunuzla İslam ahlakının anlatıldığı kitaplar ve dergiler alabilirsiniz. - Yemek yaparken Harun Yahya’nın kitaplarının ses kasetlerini dinleyebilir, sonra onları arkadaşlarınıza anlatır, dinlemeleri için onlara verebilirsiniz. - Özel günlerde hediye alırken, çocuk veya yetişkin her yaştan insana uygun kitaplar veya VCD'ler, ses kasetleri tercih edebilirsiniz. Bu hediyeler sayesinde yakınlarınızın, dostlarınızın Allah’a imanlarının güçlenmelerine vesile olabilirsiniz. - Tanıdıklarınıza misafirliğe giderken çiçek, kek vs. yerine kitap alabilirsiniz. Bu alışkanlığın mantığını tüm arkadaşlarınıza ve yakınlarınıza da anlatır, aynısını onların da uygulamalarını sağlayabilirsiniz. - Harun Yahya’nın makalelerinin çıktığı gazeteleri elden ele dolaştırarak, çok fazla kişinin okumasını teşvik edebiliriz.
SADECE BENİM ÇABAMLA NE OLUR DİYE DÜŞÜNMEYİN… İnsanların birbirlerine nasıl zulmettiklerini gören, her gün çevresinde ahlaksızlığın, acımasızlığın, imansızlığın işaretlerini fark eden ve bunlardan dolayı rahatsızlık duyarak, barış, sevgi ve huzur dolu bir toplum isteyen bir insanın olup bitenlere duyarsız kalması büyük bir hata olur. Her insan, az ya da çok, gücünün yettiğinin en fazlasıyla kötülüklerin tek çözümü olan Kuran ahlakının yaşanmasına ve yaşatılmasına katkıda bulunmalı, iyilik ve güzellik yolunda çaba göstermelidir. Günümüzde Müslümanların, insanların rızalarını gözetmeden, kim ne der diyerek düşünmeden Kuran ahlakını insanlara anlatmaları, Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uyarak "kınayanın kınamasından korkmamaları" gerekir. Bu, Allah'ın razı olacağı ve cenneti ile müjdelediği bir ahlak ve takva alametidir. Peygamber Efendimiz, Müslümanlara bu sünnetine uymalarını şöyle bildirmiştir: "Benim tebliğ ettiklerimi, beni görenler (şahid olanlar) görmeyenlere tebliğ etsin, duyursun." Ancak, şeytan iyilik yönünde davranmaya niyet eden her insana mutlaka musallat olacak ve onları bu kararlarından vazgeçirmeye çalışacaktır. Şeytanın hayır için çaba sarf eden insanlara verebileceği kuruntulardan biri de, "Benim yaptığımdan ne çıkar?" mantığı olabilir. İnsan, tüm dünyaya yayılmış olan kötülüğü, zulmü, savaşları, katliamları düşündüğünde kendisini çok zayıf ve hiçbir şeye güç yetiremez bir kimse olarak görebilir. Oysa işin özü bambaşkadır. Herşeyden önce dünyaya barışı, güvenliği, huzuru, sevgiyi, merhameti, hoşgörüyü, i |
|